HaberTam

Su Kalitesi Yönetimi Hizmet İçi Eğitimi

Su Kalitesi Yönetimi Hizmet İçi Eğitimi
Bu haber 29 Kasım 2016 - 13:35 'de eklendi ve kez görüntülendi.

ANTALYA (AA) – Su Yönetimi Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Bilal Dikmen, “İnsanın varlığını devam ettirebilmesi için kullandığı alıcı ortamları koruma ihtiyacının doğduğunu söyleyerek, ” Alıcı ortama verilecek kirlilik yükü, alıcı ortamın özümleme kapasitesinin üzerinde olmamalıdır ki mevcut durum muhafaza edilebilsin.” dedi.

Orman ve Su İşleri Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü Su Kalitesi Daire Başkanlığınca Kiriş Mahallesi’nde bir otelde düzenlenen “Su kalitesi Yönetimi” konulu hizmet içi eğitimi başladı. Eğitime, Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğü, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ve bazı üniversitelerin temsilcileri katılıyor.

Eğitimde, içme suyu arıtımında tat ve koku giderimi, ileri arıtma metotları, su kaynakları için risk teşkil eden tehlikeli maddeler, göller, yeraltı suyu kütlelerinin belirlenmesi, yerüstü sularından numune alımı ve biyolojik örnekleme gibi konular tartışılacak.

Su Yönetimi Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Dikmen, eğitimin açılışında yaptığı konuşmada, dünyadaki yeraltı ve yerüstü kaynakların Allah’ın insanlara en güzel armağanı olduğunu belirterek, insanın çevresiyle ilişkisinin önemli olduğunu söyledi.

İnsanların çoğalması ve ihtiyaçlarının artması nedeniyle doğal kaynakların kirlenmeye başladığını ifade eden Dikmen, kirliliğin sanayi inkılabıyla da mevcut boyutuna ulaştığını dile getirdi.

Dikmen, sanayileşme süreciyle insanın doğal kaynaklar üzerindeki olumsuz etkilerinin geometrik dizi şeklinde arttığını anlatarak, “İnsanın varlığını devam ettirebilmesi için, kullanmış olduğu alıcı ortamları koruma ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Alıcı ortama verilecek kirlilik yükü, alıcı ortamın özümleme kapasitesinin üzerinde olmamalıdır ki mevcut durum muhafaza edilebilsin.” diye konuştu.

Su kaynaklarının izlenmesi, kaynaklara yapılacak deşarjlara ve parametrelere bir sınır getirilmesi ihtiyacının çıktığını belirten Dikmen, şu değerlendirmede bulundu:

“Ortaya çıkan bu ihtiyaç üzerine su kaynaklarının kalitesinin belirlenmesi ve kalitenin kontrol altında tutulması maksadıyla kaynaklar izlenmeye başlamıştır. 2009’da Avrupa Birliği sürecinin başlaması ve çevre faslının açılmasıyla AB’nin su konusundaki en kapsamlı yasası Su Çerçeve Direktifi Türkiye açısından önemli hale gelmiştir. AB sürecine uyum sağlamak düşüncesiyle Su Yönetimi Genel Müdürlüğü olarak ulusal ve uluslararası bazı projeler yapılmıştır. Projeler neticesinde ortaya çıkan veriler, kademeli olarak yasal düzenlemelere aktarılmıştır.”

– Yürütülen projeler

Yürütülen bazı projeler hakkında da bilgiler veren Dikmen, 7 Nisan 2012’de, Yeraltı Sularının Kirlenmeye ve Bozulmaya Karşı Korunması Hakkında Yönetmelik, buna paralel olarak da 30 Kasım 2012’de Yerüstü Su Kalitesi Yönetmeliğinin yayınlandığını aktardı.

Türkiye’nin mevzuat düzenlemesi olarak AB sürecindeki tüm yasalara yüzde 100 uyum sağladığını vurgulayan Dikmen, “Ancak uygulamalarda bazı eksiklikler vardır.” ifadesine yer verdi.

Dikmen, Su Yönetimi Genel Müdürlüğünün faaliyetleri ve görevleri hakkında bir de sunum yaptı.

Eğitim, 3 Aralık Cumartesi günü sona erecek.

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER