HaberTam

“Ulusal Gönüllülük Komitesi” toplantısı

“Ulusal Gönüllülük Komitesi” toplantısı
Bu haber 28 Kasım 2016 - 13:00 'de eklendi ve kez görüntülendi.

İSTANBUL (AA) – Birleşmiş Milletler (BM) Gönüllüleri İcra Koordinatör Yardımcısı Toily Kurbanov, BM’nin 130 ülkede farklı alanlarda gönüllülük faaliyeti yürüttüğünü belirterek, “İşimiz, faaliyet yürüttüğümüz ülkedeki gönüllülerin ruhunu bulabilmek, o toplumu barış ve kalkınma faaliyetlerinden faydalandırmaktır.” dedi.

Kurbanov, Ulusal Gönüllülük Komitesi’nin eğitim, gençlik, çevre ve kalkınma gibi farklı alanlarda çalışan üye derneklerinin temsilcileri ile bir araya geldi.

“Ulusal Gönüllülük Komitesi” toplantısında konuşan Kurbanov, gönüllülük ve dayanışma kavramlarının kendileri için çok önemli olduğunu söyledi.

Her ülkenin farklı bir gönüllülük tarzı olduğunu ifade eden Kurbanov, küresel olarak bakıldığında gönüllülüğün aslında dilleri, kültürleri, ırkları aşan bir kavram olduğunu anlattı.

Kurbanov, gönüllülüğün pek çok sebepten dolayı ortaya çıktığına işaret ederek, “Sosyal dışlanmanın olduğu ülkelerde gönüllülük, sorunlarla başa çıkmak için başvurulan bir yöntemdir. BM, 130 ülkede farklı alanlarda gönüllülük faaliyeti yürütüyor. Buralarda gönüllülerle birlikte çalışmalarımızı yürütüyoruz. İşimiz, faaliyet yürüttüğümüz ülkedeki gönüllülerin ruhunu bulabilmek, o toplumu barış ve kalkınma faaliyetlerinden faydalandırmaktır.” diye konuştu.

BM Gönüllülük organizasyonu olarak Türkiye’de 2011’den beri farklı faaliyetler yürüttüklerini ve bazı destekler sunduklarını söyleyen Kurbanov, konuşmasına şöyle devam etti:

“Türkiye’de 48 BM gönüllüsü yer almakta ve çalışmaktadır. Bunlar barış ve kalkınmayı desteklemekte. Mültecilere ve sığınmacılara yardım edebilmek için çalışan gönüllülerimiz var. Çevresel programlarda ve BM kalkınma programlarında çalışan gönüllüler bulunmakta. Sınırda bulunan Suriyeli kadınların entegrasyonu ve onların desteklenmesi konusunda faaliyet yürüten çalışanlarımız bulunuyor.”

Kurbanov, gönüllü kuruluşların barışçıl faaliyetler yürütürken birlikte hareket etmenin yanı sıra buna gençleri dahil etmesinin de önemli olduğunu, çok paydaşlı bir dil kullanıldığında insanların en iyi potansiyelinin ortaya çıkarıldığına dikkati çekerek, “Sizler aslında çok paydaşlı diyaloğun birer örneklerisiniz. BM’nin gönüllülük organizasyonun bu seneki hedefi, kimseyi arkada bırakmamaktır. Eğer birlikte hareket edersek sürdürülebilir hedeflere ulaşabiliriz.” ifadelerini kullandı.

– “Gençlere yetki verelim”

Toplum Gönüllüleri Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Betil de gönüllülük faaliyetleri konusunda gençlerin önemine vurgu yaptı.

Toplumun büyük bir kitlesini oluşturmasına rağmen gençlere güven duyulmamasının bir eksiklik olduğunu belirten Betil, gençleri hedefleyerek yoluna devam edenlerin kazananlar olacağını kaydetti.

Betil, bugün itibarıyla gelinen noktada 80 ilde 180 üniversitede 60 binden fazla gencin sadece son iki ayda kendilerinin tasarladıkları ve planlayıp uyguladıkları bin 500’den fazla yerel ve ulusal projeyi hayata geçirdiklerini, bununla da en az 600 bin insanın yaşamına dokunulduğunu ifade etti.

“Eğer toplum bir yere gidecekse, işe gençlere güvenmekle başlamalı” diyen Betil, şöyle devam etti:

“Müthiş bir iletişim bağı oluşturulmakta. Sosyal ilişki ağlarının oluşmasının, toplumsal barışa öncü olduğunu düşünüyorum. Bunun çoğalmasının önemli olduğunu düşünüyorum. Ancak gönüllü çalışmalarının çok yetersiz olduğuna inanıyorum. Gönüllü çalışmaların daha da çoğalması tepeden inmeci olmaz. Gönüllü dendiği zaman gençlerden bu işin başlamasını ve bunlara yetki ve sorumluluk verilerek ilerlenmesi gerektiğini düşünüyorum. Gençlere güvenme gibi önümüzde önemli bir sınav var. Bu sınava kendimizi hazırlamalıyız. 55 yaş üstündeki insanlar sadece eleştiriyorlar. Bu anlayışı değiştirmek için bir adım atalım. Gençlere yetki verelim.”

– “Eğitimde gönüllülük kritik öneme sahip”

Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’ndan Oktay Özinci ise gönüllülüğün isteğe bağlı olduğunu dile getirdi.

Aktif ve pasif gönüllü ayrımının önemli olduğunu belirten Özinci, sivil toplum kuruluşlarının içinde yer alan kişilerin aktif gönüllüler olduğunu anlattı.

Özinci, “Eğitimde gönüllülük kritik öneme sahip. Teknolojiye hakim ülkeler ile buna mahkum ülkeler var. Teknolojiye hakim ülkelerle bunların arasındaki fark uçurum haline geliyor. Bu gücün arkasında nitelikli insan kaynağı var. Buna ihtiyaç var. Donanımlı insan, yaptığını daha iyi yapan, yenileyen ve topluma örnek olan insanlardır. Bizim çalışkan insan değil, donanımlı insan yetiştirmemiz lazım. Bu konuda gönüllülere çok büyük iş düşüyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Soran, sorgulayan, ön yargısız ve eleştiren nesillerin yetiştirilmesi gerektiğini vurgulayan Özinci, “Maalesef üniversitelerimiz vasıfsız insan yetiştiren fabrikalara benziyor. Devletin kısa problemleri ne kadar çok olursa olsun, uzun vadeli planlar yapmış bir anlayış gerekiyor. Aynı zamanda mevcut esiklikleri gidermek ve devlete destek vermek için gönüllü olarak yardım etmeliyiz. Anne ve babaları da bilinçlendirmeye çalışmalıyız. Gönüllülerin burada elini taşın altına sokmak gibi bir mecburiyeti vardır.” ifadelerini kullandı.

Toplantıda, Türkiye Erozyonla Mücadele Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı (TEMA) Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, Adım Adım Platformu kurucularından Itır Erhart, ve Özel Sektör Gönüllüleri Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Atilla Demir Yerlikaya da konuşma yaptı.

Toplantıya katılan sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, Türkiye’de toplumun gönüllük konusundaki duyarlılığı, çeşitli alanlarda devam eden gönüllülük projeleri, gençliğin gönüllü projelere katılımı, özel sektörün duyarlılığı gibi konularda bilgi verdi.

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER