"Kamu Denetçiliği Kurumu'nun Kurumsal Kapasitesinin Güçlendirilmesi Projesi"

22 Aralık 2015 Salı

İSTANBUL (AA) - Kamu Başdenetçisi Nihat Ömeroğlu, hedeflerinden birinin sivil toplum kuruluşu gibi çalışmak olduğunu belirterek, "Sonuçta sivil toplum kuruluşları da bireyleri temsil etmektedir. Bize bireyler başvurabileceği gibi sivil toplum kuruluşları da başvurabilirler" dedi.

 "Kamu Denetçiliği Kurumunun Kurumsal Kapasitesinin Güçlendirilmesi Projesi" kapsamında Hilton Otel'de düzenlenen toplantıda konuşan Ömeroğlu, şu anda 140'dan fazla ülkede faaliyet gösteren kurumun, Türkiye'de 3 yıl önce hayata geçirildiğini söyledi. 

Ömeroğlu, bu süre içerisinde kurumun farkındalığının, tanınılırlığının artırılması için büyük gayret gösterdiklerini aktararak, bu kapsamda ilk kez düzenlenen bu toplantının gelecek yıl 12 yapılacak bölgesel faaliyetlerle devam edeceğini dile getirdi. 

Kapasitelerinin sınırlı olmasına karşın 2 yıllık süre içerisinde 4 uluslararası projeyi gerçekleştirme gayreti içerisinde olduklarını anlatan Ömeroğlu, şöyle devam etti:

"Kamu Denetçiliği Kurumu'nun görevi, idarenin her türlü eylem ve işlemini, insan haklarına dayalı olarak, adalet anlayışı içerisinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönünden incelemek, araştırmak ve idareye tavsiyede bulunmaktır. Yapılan şikayetlerin 6 aylık süre içerisinde bitirilmesi gerekir. Zaten sloganlarımızdan biri de 'adalete hızlı erişin'dir. Biz bu süre içerisinde yapılan şikayetleri tamamlamaktayız. Birey bize başvurduğu taktirde hiçbir hakkı kaybolmamaktadır. Bize müracaat üzerine dava açma süreci durmaktadır. Bizden aldığı karar üzerine, bu ret veya tavsiye olabilir, her zaman için idari yargıya gidebilir."

Ömeroğlu, kurumun sadece dört alandaki konulara bakamayacağını, bunlar arasında Cumhurbaşkanınca verilen karar, emir ve kararnamelerle, yasama faaliyetlerinin bulunduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Üçüncüsü ki Türkiye'de bu söyleyeceklerin devrim niteliğindedir, yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin kararlar görev alanımız dışındadır. Ancak adaletin, yargının bir takım idari işlemleri, eylemleri, bu kurumun görev alanı içerisindedir. Yargı süreci, hakimin taktir hakkı hariç yine kurumun görev alanı içerisindedir. Uluslararası uygulamalarda da durum böyledir. Görev alanımız dışında kalan dördüncü durum da altını çizerek söylüyorum, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin sırf askeri nitelikteki faaliyetleridir. Bu da Türkiye Cumhuriyeti'ndeki devrim niteliğindeki bir düzenlemedir. Örnek verecek olursam, Allah korusun, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin bir savaş kararı üzerine, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin savaş hali. Malum Türkiye şu an terörle de boğuşuyor, sıcak takip üzerine yasa dışı unsurların takibi için Türk Silahlı Kuvvetleri'nin sınırı aşması, ülkemizin değişik yerlerinde veya yurt dışındaki tatbikatları gibi. Bunlar bizim ilgi alanımızın dışındadır. Ancak bu tatbikatlar esnasında eğer bireylerimiz, hem mallarına hem de canlarına zarar gelmişse, haksız bir eylem olduğu için mahkemeden önce bize gelebilirler."

- "Amacımız idareyle birey arasında çıkacak sorunları uzlaşıyla çözmektir"

Kamu Başdenetçisi Nihat Ömeroğlu, toplantının kurumun, kurumsal kapasitesinin güçlendirilmesi projesi kapsamında ilk kez gerçekleştirildiğini dile getirerek, bu çalışmaları gelecek yıl seri olarak sürdüreceklerini söyledi.

Toplantılarda özellikle sivil toplum kuruluşlarıyla bir bir araya gelerek, önceden var olan ilişkilerini güçlendirmeyi, iş birliklerini artırmayı amaçladıklarını, aynı çerçevede akademisyenlerle de iş birliğine hazır olduklarını belirten Ömeroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bu konferans sivil toplum kuruluşlarının da katılımıyla çalışmaların daha ileri düzeye getirilmesi amacıyla yapılmıştır. Bununla birlikte bizim zaten hedeflerimizden birisi de sivil toplum kuruluşu gibi çalışmaktır. Sonuçta sivil toplum kuruluşları da bireyleri temsil etmektedir. Bize bireyler başvurabileceği gibi sivil toplum kuruluşları da başvurabilirler. Öncelikle idare tarafından yapılan eylem ve işlem ilgili idareye gidilerek bu haksızlığın giderilmesi istenir. Daha sonra idarenin 60 gün içinde cevap vermesi ya da vermemesi halinde, bireylerin ve tüzel kişiliklerin 6 içerisinde bize başvurmasıyla süreç başlar."     

Ömeroğlu, Türkiye'de Anayasa Mahkemesi, Kamu Denetçiliği ve İnsan Hakları kurumlarının bireysel başvuru esasına göre çalıştığını ifade ederek, temel amaçlarının, idareyle birey arasında çıkacak sorunları uzlaşı ve arabuluculuk yoluyla çözmek olduğuna işaret eden Ömeroğlu, bu kapsamda 30 Nisan 2015'ten beri de İstanbul'da açtıkları büronun vatandaşa hizmet verdiğini sözlerine ekledi. 

- "Kurum, kamunun vicdanı olması niyetiyle kuruldu"

İstanbul Valisi Vasip Şahin de kamunun vicdanı olması niyetiyle kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu'nun, vatandaşın haklarının kamu nezdinde daha fazla yankı bulması ve dikkate alınmasını kolaylaştırma amacıyla faaliyet gösterdiğini söyledi. 

"İnşallah Kamu Denetçiliği Kurum, memlekete, vatandaşımıza yeni bir soluk alma mecrası olacaktır" temennisinde bulunan Şahin, kurumun 3-4 yıllık geçmişe sahip olduğunu ancak kurulma çalışmalarının 10-15 yıldır sürdüğünü kaydetti. 

Ombudsmanlığın yaklaşık 300 yıl boyunca İsveç'te uygulandığına dikkati çeken Şahin, "Diğer 140 ülkenin de buradan örneklediği bir kurumdur. İsveç'in de Osmanlı'nın Kadil Kudatlık müessesinden ilham aldığı ifade edilir. Kadılar Kadısı dediğimiz, artık insanların kamudan, bütün diğer mecralardan hakkını alamadığı ya da alamayacağını düşündüğü ortamda müracaat ettiği merci olarak Osmanlı'da hayat bulmuş bir müessesedir. Oradan mülhem olduğu söylenir. Eğer böyle bir durum tespit edilirse, bunu dünyaya göğsümüzü gere gere söylemeliyiz" diye konuştu.

Vali Şahin, kurumun tarafsız ve yansız davranan bir yapıya sahip olduğunu aktararak, konuşmasın şöyle tamamladı:

"En hızlı masrafsız ve tarafları en az yıpratan kurum olması hasebiyle de elverişli. Bu müessesenin en büyük yaptırımı 'yaptığınız şey ayıp' ya da 'yapmadığınız şey çok ayıp' demektir. Bu da aslında bizim toplulumuzda en ağır mahkeme kararından bile daha ağır bir sonuç oluşturuyor ya da tesirli oluyor. Bu müessese ayıp ya da yanlış yargısını tekrar canlandıracak. Bu nedenle de önemli bir fonksiyon gösteriyor."