"Siber Olaylara Müdahale Stratejileri" semineri
İSTANBUL (AA) - Boğaziçi Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bilgin Metin, Türkiye'de bankacılık ve finans sektörüne bakıldığında güvenliğin üst seviyede olduğunu söyledi.
Boğaziçi Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim Merkezi ile Bilişim Atölyeleri'nin iş birliğiyle düzenlenen "Siber Olaylara Müdahale Stratejileri" seminerinin açılışında konuşan Metin, Türkiye'de 2012'de gündeme gelen siber olaylara ilişkin Bakanlar Kurulu'ndan ulusal siber güvenlik çalışmalarının yürütülmesine dair bir karar çıktığını belirtti.
Metin, bunun sonucunda ulusal siber olaylara müdahale birimlerinin kurulduğunu ve bu çatı altında birçok faaliyetin yürütüldüğünü kaydederek, şöyle devam etti:
"Herhangi bir şirkette bilgi güvenliği ihlali olduğu zaman, neler yapılması gerektiği öncelikli önemdedir. Herhangi bir saldırı ve bilgi güvenliği ihlali durumunda, altyapıya sahip miyiz? Altyapı yatırımlarımız var mı? Bu konuları değerlendirmek gerekir. Bilgi güvenliğiyle siber güvenliğin iş hayatına etkileri konusunda yapılması gerekenlere ilişkin çalışmalar yürütüyoruz. Yurtdışıyla koordinasyonlu şekilde siber olaylara müdahalenin yapılması gerekiyor. Bu konuda kamu ve üniversitelere büyük görev düşüyor."
Kamunun bu konuda topluma karşı sorumlulukları olduğunu dile getiren Metin, "Türkiye'de bankacılık ve finans sektörüne baktığımız zaman güvenliğin üst seviyede olduğunu görüyoruz. Çünkü, herhangi bir bilgi güvenliği ihlali olayı, işlevin yürütülmesini engellemekte ve maddi kayıplara sebep olmaktadır. Bu yüzden Türkiye'de finans ve bankacılık sektöründe, bilgi güvenliğinin üst düzeyde ve hatta tüm dünyayla yarışabilir durumda olduğunu düşünüyorum" diye konuştu.
- "İnternet herkes için ayrılmaz bir parça haline geldi"
Boğaziçi Üniversitesi Yaşamboyu Eğitim Merkezi Koordinatörü Alişan Kuloğlu da siber saldırının son dönemde önemli ölçüde gündem oluşturduğunu belirtti.
Günümüzde internetin herkes için ayrılmaz bir parça haline geldiğini ifade eden Kuloğlu, sanal alemde yaşanan olayların gerçek hayatı da doğrudan etkilediğini anlattı.
Kuloğlu, son zamanlarda bu alanda bazı sıkıntılar yaşandığına işaret ederek, "Bunların sebepleriyle ilgili bir şey söylemek istemem. Muhatabımız devletimiz. Bu konuda gerekli çalışmalar yapılıp, tedbirler alınıyordur. O konuda şüphemiz yok. Buradaki amacımız, bu işin makro anlamda ele alınıp hepimizin daha güvenli ortamda yaşamasını sağlamak" dedi.
Bir hastanenin sistemine düzenlenecek siber saldırının, hastalarının sonraki yaşamlarının devamlı tehdit altında kalmasına yol açacağına dikkati çeken Kuloğlu, siber güvenlik konusuna destek vermek için iş birliğine öncülük etmiş olacaklarını bildirdi.
HRİKa Çözümler İçerik Kurgu Uzmanı Pınar Türker de modern tarihin ilk büyük etkili şifre kırma olayının 1917'de yaşanan "Zimmermann Olayı" olduğunu söyledi.
Türker, 2016'nın siber tehditler açısından son derece hareketli ve riskli geçmesi beklenen bir yıl olduğunu vurgulayarak, bu nedenle bu alanda bilinçlenmenin önemli olduğuna dikkati çekti.
Yükselen tehditler arasında "Ransomware-Fidye dijital şantaj"ın görüldüğünü dile getiren Türker, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Burada birileri kimlik bilgi ve şifrelerinizi ele geçirip bunların karşılığında sizden gerçek hayatta para talep edebiliyor. Online oyunlarda bu durum çok görülüyor. 'Mobileware-Mobil tehditler' var, son dönemde çok dikkate alınması gereken bir tehdit alanı. Buradaki saldırılar, kimlik bilgilerinizi ele geçirmeye yönelik yapılan saldırılar olarak tanımlanıyor. Ayrıca 'IoT-Nesnelerin İnterneti', 'Bulut Bilişim' ve aktivist hacker hareketlerini içeren 'Hactivism' bulunuyor. Aktivist hacker grupları doğru ya da etik bulmadıkları kişi, kurum, örgüt ve devletlere karşı saldırılarda bulunuyor. Sistemlere, bazen yavaşlatma veya daha ciddi zarar verme noktasında saldırılar yapıyorlar."