2. Global Satshow

29 Kasım 2016 Salı

İSTANBUL (AA) - Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Nail Olpak, Türkiye'nin son 10 yılda siyasi istikrarın getirdiği imkanları kullanarak bütün sektörlerde dikkate değer bir atılım yaptığını belirterek, "Fakat burada kalamayız. Bu kazanımları zemin kabul ederek ikinci bir kalkınma hamlesiyle bir üst gelir düzeyine çıkmamız gerekiyor." dedi.

Anadolu Ajansı'nın "Global İletişim Ortağı" olduğu, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneğinin (MÜSİAD) stratejik partnerliğinde, EMEA Uydu Operatörleri Birliği (EMEA Satellite Operator's Association - ESOA) ev sahipliğinde, uydu ekosistemi derneği GVF ve dünyanın en geniş profesyonel ağ yapılanması SSPI'ın destekleriyle düzenlenen 2. Global Satshow başladı.

Olpak, 2. Global Satshow'un açılışında yaptığı konuşmada, hızlı gelişen teknolojinin ekonomiyi de tepeden tırnağa etkilediğini kaydetti.

Teknoloji üretimin hem sürecini hem de sonucunu belirlediğini belirten Olpak, küresel ekonomide artık fiyat yerine, niteliği merkeze alan bir rekabet ortamının işlediğini dile getirdi.

Olpak, "Mühendislik bilgisiyle ve ileri teknolojiyle üretilen, yenilikçi pazarlama ve yenilikçi fikirlerle markalaşan ürünler, piyasaya hakim oluyor." diye konuştu.

Bu nedenle bugün hem kurumların hem de ülkelerin konumlarının ve geleceğinin, Ar-Ge ve inovasyon yatırımları üzerinden yorumlandığına işaret eden Olpak, bu rekabet ortamında "kopyala-yapıştır" fikirlerle ayakta kalmanın mümkün olmadığını ifade etti.

Olpak, sözlerine şöyle devam etti:

"Türkiye son 10 yılda, siyasi istikrarın getirdiği imkanları kullanarak bütün sektörlerde dikkate değer bir atılım yaptı. Fakat burada kalamayız. Bu kazanımları zemin kabul ederek ikinci bir kalkınma hamlesiyle bir üst gelir düzeyine çıkmamız gerekiyor. Bu sıçrama için yüksek teknolojili üretime geçmekten başka bir yol yok."

- "Uzayda izi olmayanın, dünyada sözü olmayacak"

Nail Olpak, teknolojinin üretim süreçlerini ve sonuçlarını değiştirmesinin aslında madalyonun bir yüzü olduğunu belirterek, "Diğer yüzü de şu: Teknoloji, ekonomiye yeni sektörleri de ekledi ve uydu sektörü bu yeni sektörlerin başında geliyor." dedi.

Uzayın sağladığı imkanların gündelik hayatta kullanılacak teknolojilere dönüşmesinin yakın tarihte gerçekleştiğini aktaran Olpak, dünyanın her yerinden izlenen büyük toplumsal, siyasi ve sportif organizasyonların, uydu üzerinden yapılan canlı bağlantıyla takip edildiğini anımsattı.

Olpak, deprem ve tayfun gibi, bazen bütün bir ülkeyi etkileyen doğal felaketler sonrasında yapılan arama kurtarma çalışmalarında da uydulardan sağlanan bilgilerin kullanıldığını dile getirdi.

Bugün uydu uzay ekonomisinin toplam 250 milyar dolarlık bir değere ulaştığına işaret eden Olpak, "Uydu operatörleriyse, bu ekonominin üçte ikisini karşılıyor. Her geçen gün gelişen bu sektör, bugün tüm dünyada yaklaşık 1 milyon kişiyi istihdam ediyor. Yakın gelecekte, bu teknolojinin ve bu ekonominin dışında kalmanın telafisi imkansız olacak. Yani uzayda izi olmayanın, dünyada sözü olmayacak." ifadelerini kullandı.

Olpak, Türkiye'nin vizyonunun bunu gördüğüne dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"2005'ten sonra hızlanan çalışmalarla, uzayda uydusu bulunan 30 ülke arasına girmiştik. TÜRKSAT 6A ile kendi haberleşme uydusunu yapabilen 10 ülke arasına gireceğiz. Uyduları fırlatmak ve yörüngeye oturtmak için gereken teknolojileri de üretmek gerekiyor. Başta ROKETSAN olmak üzere, bu amaçla faaliyet gösteren kurumlarımız da son yıllarda çalışmalarını hızlandırdı. İlerlemek için atılan bütün adımlar, aynı zamanda bulunduğumuz konumu da gösterir. Dolayısıyla attığımız her adım; bir sonraki adımın sebebi olduğu kadar, bir önceki adımın da sonucudur."

- "Türkiye inovasyonların da tam merkezinde yer alıyor"


EMEA Uydu Operatörleri Birliği (ESOA) Genel Sekreteri Aarti Holla da Türkiye'de olmaktan mutluluk duyduğunu dile getirerek, "ESOA'ı bu etkinliğe ev sahipliği yapmak için seçtiğiniz için teşekkür ederim. Katılımın çok yüksek olması da ne kadar yüksek seviyeli ve prestijli bir etkinlik düzenlediğinizin bir göstergesidir. Türkiye tarihi ve teknoloji açısından eşsiz bir konuma sahip. Türkiye, Avrupa ve Asya'nın kesişim noktasında bulunuyor ve her iki pazara da hitap ediyor." diye konuştu.

Türkiye'nin uzay ve uydu teknolojilerinde de önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayan Holla, "Türkiye'de endüstriyel gelişmelere ve özellikle uzay teknolojilerine yoğun yatırım yapıldığını görüyoruz. TÜRKSAT gibi dev şirketler umuyorum ki bu yatırımlarına devam edecek. Sektörümüz değişimlere de sahne oluyor. Düzenlemelerin artması, spektrumların azalması ve fiyatlandırmada baskılar gibi bazı zorlukların olduğunu görüyoruz." ifadelerini kullandı.

Holla, "Türkiye inovasyonların da tam merkezinde yer alıyor. Bu yıl orta gelirli ülkelerde global inovasyon endeksinde 4. sırada yer alıyoruz. Ne kadar fazla teknoloji ve gelişmeye yatırım yapıldığını görüyoruz. Savunma ve uzay teknolojilerinde yatırımların devam edeceğini umuyoruz. Bu Türkiye'yi çok önemli bir ortak haline getiriyor." dedi.

İnovasyonun Ar-Ge olduğunu düşünenlerin aslında hata yaptığını kaydeden Holla, şunları kaydetti:

"Çünkü ortaklıklar, yeni şeyler düşünme ve iş yapma şeklini değiştirme kesinlikle inovasyonun temel noktalarıdır. Uydu ve uzay teknolojilerinde bu ihtiyaçların artması için farklı şeyler yapmak gerekiyor. Karasal yayının daha da zenginleştirilmesi ve bütün ağlara dayanıklılık kazandırılması yapılması gerekenler arasında. MÜSİAD ve ESOA gibi birliklerin de çok temel bir rolü var. Bu etkinlikler farklı sektörlerden insanları bir araya getiriyor. 2. Global Satshow gibi prestijli etkinliklerle sektörler arası diyaloglar gerçekleşiyor ve yeni iş birlikleri için fırsatlar yakalıyoruz. Daha inovatif modeller yaratma fırsatımız oluyor."