Binlerce insan Kılıçdaroğlu'na destek için geldi

27 Haziran 2018 Çarşamba

Muharrem İnce her yere gitti, heyecanlı mitingler de oldu gerçekten. CHP örgütü olağanüstü katılım gösterdi. Bunu eğer bir başarı olarak değerlendiriyorsak bu açıdan bakmak gerekir buna. Bu çok önemli bir heyecandı. Sayın İnce’yi aday gösteren Sayın Kılıçdaroğlu’dur.

Seçim öncesi sürece bir bakalım, Türkiye nasıldı? Demokrasi çok büyük açmazların içerisindeydi, tek adam rejimi ülkesine hakim olmuştu, insanlar geleceğinden emin değildi. Sayın Cumhurbaşkanının kararlarıyla yargı karar veriyor izlenimi bütün Türkiye’ye hakimdi. Ekonomi hiçbir şekilde iyi gitmiyordu. Böyle bir tabloda Sayın Kılıçdaroğlu millet ittifakını kurdu. 15 vekili İYİ Parti’ye verdi, baraj sorunu kalktı. Bakın barajı Sayın Kılıçdaroğlu kaldırdı. Gerek Meral Akşener’in diğer adayların aday olmasındaki engelleri kaldırdı. 100 bin imza için vatandaşlarımıza çağrı yaptı. Bu çok büyük bir atılımdı. O günlerde herkes Kılıçdaroğlu’nu alkışlıyordu. Bugün ne değişti? Bugünkü eleştirileri ben anlayabilmiş değilim.

Sayın Kılıçdaroğlu kendisi aday olmadı. İki kez kurultaylarda aday olmuş olan Muharrem İnce’yi aday yaptı. O günlerde herkes alkış tutuyordu. Sayın Muharrem İnce ikinci tura kalamadıysa bunun sorumluluğunu Kılıçdaroğlu’na vermek vicdani midir? Sorumluluk hepimizindir. İnce’nindir, CHP’nindir, CHP yönetiminindir. Bu sorumluluktan kimse kaçmaz.

GÜRSEL EROL OTURMA EYLEMİNDEN VAZGEÇTİ. SAYIN KILIÇDAROĞLU, DAHA ÖNCE DEMOKRATİK BİR DURUŞ SERGİLERDİ ‘KOLTUK SEVDALILARININ CHP’YE YERİ YOKTUR’ DEDİ... EREN ERDEM, NECATİ YILMAZ GİBİ İSİMLER İHRAÇ MI EDİLECEK CHP’DEN?

Cumhurbaşkanlığı seçimini Cumhur ittifakının adayı Erdoğan kazandı. Referandumda oylar nasıldı? Aslında başa baş seviyedeydi. 50-50. Ne olmuş şimdi cumhur ittifakı? Yüzde 52,5’a gelmiş durumda. Demek ki referandumda ‘evet’ oyları, ki cumhur ittifakını oluşturuyor varsayabiliriz bunu, üzerine 1-2 puan daha koymuş. Şimdi başarı buradan oyu aktarmakla olur. Bunu aktarmazsanız, seçim sürecine bağlı değişiklikleri başarı olarak görmek doğru değildir.

Ama CHP bakın oy sayısındaki düşüşe rağmen milletvekili sayısını artırmıştır. Millet ittifakı 22 milletvekili daha fazla almıştır.

Başarı veya başarısızlık hem Cumhurbaşkanı adayımızın hem CHP’ye aittir. Hepsi bize aittir. Şöyle bir gerçek var, AK Parti’nin oyu yüzde 41,8’e inmiştir. Yüzde 50’lerden 41,8’e inmiştir. AK Parti 2002’den bu yana ilk kez parlamento çoğunluğunu kaybetmiştir. Bir koalisyona mahkum olmuştur. Koalisyon olacaktır.

CHP, TBMM’de çok önemli bir aktör olacak. Siyasetin yapılacağı yer yine TBMM’dir. Koalisyona mahkum olduğu andan itibaren cumhurbaşkanı, o andan itibaren parlamentoda her şey olabilir. Bir araya gelmeyecek partiler bir araya gelebilir. İç güvenlik yasası diye bir yasa gelmişti. Böyle iki aya yakın bir mücadele oldu. bir araya gelmek denilen partiler bir aradaydı. Temel hak ve özgürlüklerini kısıtlıyordu.

Özel bir ihraç dosyası parti gündeminde yok ancak seçim sonuçlarının açıklanmasından itibaren, disiplinsiz hareketleri tüm kamuoyu gözlüyor. İhraç kararı verir, vermez ayrı bir şey. İhraç kararını PM vermez. Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk eder. Değerlendirir, kararını verir. Parti Meclisi durumu genel olarak değerlendirecektir. Hangi partilinin, hangi disiplinsiz eylemi vardır, buna bakar. İhtiyaç duyduğunu yüksek disiplin kuruluna sevk eder. CHP, seçim sonuçlarını değerlendirir. Bütün örgüt değerlendirir. Örgütün bu sonuçları eleştirme hakkı her zaman vardır. biz dinamik bir partiyiz, biat eden bir parti değiliz.

Eleştiriyi gayet doğal görüyoruz ama bu eleştiri bu partinin genel başkanına, kurumsal kimliğine saldırı niteliğine dönüşürse PM’nin buna seyirci kalması mümkün değildir.

KILIÇDAROĞLU KİMLERİ İŞARET ETTİ? İNCE’Yİ Mİ KAST ETTİ?

Hayır, bir kişiyi kast etmiş olması mümkün değil. Ben size şu kişiyi kast etmiştir diyemem. Genel bir değerlendirme yapıyor. Kılıçdaroğlu çok demokratik bir insandır. Fazla hoşgörülüdür bile diyebiliriz. Ama parti disiplin demektir. Disiplini çok fazla esnetemezsiniz. ‘Herkes disiplinli olsun’ diyor parti.