Rektörlük önünde ihraçlara tepki gösterdiler

10 Temmuz 2018 Salı

 İZMİR'de biraraya gelen bazı siyasi parti, sendika ve odaların üyeleri, kanun hükmünde kararnameler ile keyfi olarak görevlerinden ihraç edilenlerin olduğunu öne sürerek, tepki gösterdi. Grup demokrasi için mücadele çağrısı yaptı.
Türk Tabipleri Birliği, İzmir Tabip Odası, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) ve Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) üyeleri, son kanun hükmünde kararname (KHK) ile görevlerinden ihraç edilenlere destek olmak amacıyla Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlük önünde ortak basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasına CHP İzmir Milletvekili Tacettin Bayır, CHP İzmir Milletvekili Kani Beko, CHP eski milletvekili Musa Çam, HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay, HDP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık, Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Başkanı Ferdan Çiftçi, Eğitim Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan ve çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi de katıldı. AK Parti iktidarının, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL ve peş peşe çıkarılan KHK'ler ile kendisine muhalif olanları susturmaya çalıştığını ileri süren grup, 24 Haziran seçimlerinden sonra parlamentoda salt çoğunluğu elde edememesine rağmen, partili cumhurbaşkanının KHK'ler ile tüm yetkileri kendisine bağlayarak gücü elinde tutttuğunu savundu. Gruptakiler sık sık 'Baskılar bizi yıldıramaz' ve 'Barış isteyen hocalara dokunma' sloganları attı. Ortak açıklamada 7 Temmuz'da 701 sayılı KHK ile çoğu akademisyen, sağlık çalışanları, öğretmen, polis olmak üzere toplam 18 bin 632 kamu personelinin daha memuriyetten çıkarıldığı hatırlatıldı. 21 Temmuz 2016 tarihinden beri 7 kez uzatılan OHAL ve KHK'lar sonucunda toplam 3 bin 162 KESK üyesiyle birlikte 701 nolu ihraç KHK'si ile İzmir özelinde Dokuz Eylül Üniversitesi'nden daha önce açığa alınmış olan barış bildirisi imzacısı 9 akademisyen ve Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) üyesi 4 sağlık çalışanının ihraç edildiği belirtildi.
KESK İzmir Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Şenay Akyol, 698, 699, 700 sayılı KHK'ler ile Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine uyum sağlamak amacıyla ardı ardına uyum KHK'leri yayımlandığını belirterek, şunları söyledi:
"Bu KHK'lar ile başbakan ve bakanlar kurulu ifadeleri çıkarılarak yerine cumhurbaşkanı ve cumhurbaşkanı yardımcıları ifadeleri konuldu. Bakanlar kurulu, hükümet, başbakanlık ifadeleri cumhurbaşkanı ve cumhurbaşkanlığınca şeklinde değiştirilerek, bakanlar kurulu cumhurbaşkanlığına devredilmiş oldu. Tüzükler yönetmelik, kararnameler artık karar haline dönüştü. Bu çıkan kararnameler 9 Temmuz'da cumhurbaşkanının yemin töreninden sonra tek yetkinin cumhurbaşkanında olduğu kararlar olarak hayatımıza girmiş oldu. Bakanlar kurulu ve parlamentonun fiilen ortadan kalktığı, tek yetkinin cumhurbaşkanında olduğu yeni bir sistem ile karşı karşıyayız. 2 yıl önce, üniversitelerde bir cadı avının fitili ateşlendi. 15 Ocak 2016'da barış akademisyenleri diye bilinen öğretim elemanları hakkında soruşturma başlatıldı. 2 bin 212 akademisyen barış talep eden bir metne imza attılar. Birlikte yaşamı savunan, devletin tüm yurttaşlarına eşit davranması gerektiğini belirten ve çatışmacı yollar yerine barış seçeneğini hatırlatan kısa bir metne imza attılar diye, devletin en tepesinden yan odalarımızda oturan kimi meslektaşlarımıza kadar ihbarcılık yayıldı."
Dokuz Eylül Üniversitesi'nde 2 yıldır haklarında soruşturma açılan 12 akademisyenden dördünün emekli olmak zorunda kaldığını ifade eden Akyol, 8 akademisyenin ise 1 yıl açıkta bekletilip, sonrasında ihraç edildiğini söyledi. Akyol, konuşmasının sonunda herkesi demokrasi için mücadeleye çağırdı.
'ÜNİVERSİTEYİ YENİDEN İNŞA EDECEĞİZ'
İhraç edilenler adına konuşan Eğitim Sen 3 Nolu Şube Sekreteri Nuri Erkin Başer, 375 gün önce açığa alındığını söyleyerek, "Barış için imza attığımız günden bu yana 910 gün geçti. 3 rektör gördük, 12 soruşturmacı tespit ettik. Mahkeme kararı olmadan pasaportlarımız engellendi. Yetmedi hepimizi ihraç ettiler. Açığa alınan kadın arkadaşlarımıza 8 Mart'ta çiçek verildiği için soruşturma açıldı. Bugün üniversite diye bir kurumdan bahsedemiyoruz. Bilim, ifade özgürlüğü ve akademik özerklik bir bir ufalandı. Ama bugünler geçecek. Üniversiteyi yeniden inşa edeceğiz" dedi.
'İHRAÇ EDİLENLER OMUZLARINA ŞEREF MADALYASI ASTILAR'
İzmir Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Op. Dr. Fatih Sürenkök de yaptığı konuşmada, "Tek adamlık, KHK'lık ve OHAL sağlığa zararlıdır. Bu ülkede barış içinde bir arada yaşamak isteyen üniversite hocaları öğrencilerine 'bilimden yana özerklikten yana olmak zorundasınız' demeyi öğrettiler. Ama rektör öğrenemedi. Onlar çocuklarının suratına nasıl bakacak 'ben ihbarcıyım o hocalar barış istedikleri için ihraç edilmelerini sağladım' mı diyecekler, bilmiyorum. 701 nolu KHK ile ihraç edilenler omuzlarına şeref madalyası astılar" dedi.