29 °c

Yaza Fit Girin

10 Şubat 2018 Cumartesi

Şok Diyetlere Gerek Kalmasın!

Biliyorum, bu başlığı okuduğunuzda “Daha kış aylarındayız, önümüzde daha çok zaman var” diyeceksiniz. Fakat çoğumuz Mayıs, Haziran ayları geldiğinde son anda hızlı bir şekilde fazlalıklarınızdan kurtulmak için şok diyetlere başvurmak zorunda kalıyoruz. Şok diyetler kısa sürede çok kilo verme düşüncesiyle herkes tarafından denenmektedir. Şok diyetlerin temeli kısa süre boyunca düşük kalorili beslenme planlarıyla kişiyi mahrumiyete / yoksunluğa sokup vücuttan su ve kas kaybedilmesidir. Kas kaybı isteyeceğimiz en son şeydir. Kişi aslında kilo verdim zanneder fakat yağ kütlesinin hiç azalmadığının farkında bile olmaz.

Şok diyetler öncelikle uzun süreli yapılamazlar. Çünkü vücudumuz ve beynimiz ortaya çıkan mahrumiyet / yoksunluk durumunun hemen sonlanması için elinden geleni yapacaktır. Çoğu zaman başarılı sonuçlar vermeyen veya bin bir zahmetle katlanılan açlık günlerinden sonra verilen kilolar hızlı bir şekilde geri alınır.

Şimdiden diyete başlayın!

Yukarıda bahsettiğim nedenlerden dolayı fazla kilolardan kurtulmayı zamana yaymak en sağlıklı ve en kalıcı yöntemdir. Diyet, katlanılması gereken kısa süreli bir süreç değildir. Yaşam ve beslenme tarzımızda yapacağımız ufak tefek dokunuşlarla ideal kilonuza varabilirsiniz. Kilo verme sürecinizi zamana yaydığınızda beyniniz ve vücudunuz direnmek yerine size yardımcı olacaktır. Önünüzde fazla kilolarınızı vermek için birkaç ay vaktiniz olduğundan dolayı stressiz bir şekilde hedefinize ulaşabilirsiniz.

Öncelikle kaç kilo fazlanız olduğunu belirlemekle işe başlayın. Ardından haftada 1 kilo vermeyi hedefleyecek şekilde önünüzde kaç haftaya ihtiyacınız olduğunu belirleyin. Hedeflerinizi belirlerken boyunuz, kilonuz, yaşınız, gün içindeki fiziksel aktivite miktarınız ve beslenme alışkanlıklarınızı göz önünde bulundurun. İlerleyen yaşlarda metabolizmamız gençlik yıllarımız ile kıyaslandığında yavaşlayacağı için kilo verme hızımızın düşük olması gayet doğaldır.

Peki ne yapmalıyız?

Öncelikle doktor kontrolünde kilo verememenizin altında yatan insülin direnci, tiroit tembelliği, D vitamini eksikliği gibi metabolik bir durum olup olmadığı ortaya çıkarılmalıdır. Gelişigüzel hazırlanmış kopyala – yapıştır diyetler veya internette gördüğünüz mucize vaat eden diyetler yerine size özel hazırlanmış ve belirli aralıklarla değiştirilen bir beslenme programına sahip olmalısınız.

Havaların yavaş yavaş ısınmasıyla birlikte akşamları yürüyüşleri hayatınıza katabilirsiniz. Haftada en az 3 gün yarım saatlik tempolu yürüyüş metabolizmamızı artırmaya ve kilo vermemize çok fayda sağlayacaktır.

Kilo vermeyi öncelikle beyninizde bitirmelisiniz. Akşam sofraya oturduğunuzda veya bir ortama misafirliğe gittiğinizde veya dışarıda yemek yediğinizde normalden fazla yemeniz çok olasıdır. Yemek sonrası yapılacak tatlı / meyve ikramları konusunda dikkatli olmanız da ayrıca çok önemlidir. Akşam uykuya yakın saatlerde yenilen kalorisi yüksek, şekerli yiyecekler doğrudan yağ olarak vücudumuzda depolanır.

Tek besin grubu yiyerek zayıflamayı denemeyin. Günlük beslenme planınızda bütün besin gruplarınızdan parçalar olsun. Kahvaltıda ince dilim ekmeğinizde olsun, öğlen ızgara balık veya et de olsun, akşam sebze yemeği de olsun. Ara öğünlerde 1 porsiyonu aşmayacak şekilde meyvenizi de yiyin. Yine ara öğünlerde çiğ badem, ceviz, fındık, gün kurusu gibi kuru yemişleri tüketin.

Doğru beslenme ve egzersiz alışkanlıklarını yaşam tarzı haline getirirseniz zaman baskısı olmadan ideal kilonuza varabilirsiniz.

Sağlıkla kalın.