19 °c

"2016'dan 2017'ye Türkiye" panel

ANKARA (AA) - Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) Genel Koordinatörü Prof. Dr. Burhanettin Duran, Rusya ve İsrail'le normalleşme, Fırat Kalkanı Operasyonu, Brexit ve Trump'ın ABD Başkanlığına seçilmesinin 2016 yılının en önemli dış politika maddeleri olduğunu söyledi. SETA Genel Merkezi'nde, SETA Genel Koordinatörü Prof. Dr. Burhanettin Duran...

Güncel Haberi
2016'dan 2017'ye Türkiye panel
"2016'dan 2017'ye Türkiye" panel

ANKARA (AA) - Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) Genel Koordinatörü Prof. Dr. Burhanettin Duran, Rusya ve İsrail'le normalleşme, Fırat Kalkanı Operasyonu, Brexit ve Trump'ın ABD Başkanlığına seçilmesinin 2016 yılının en önemli dış politika maddeleri olduğunu söyledi.

SETA Genel Merkezi'nde, SETA Genel Koordinatörü Prof. Dr. Burhanettin Duran moderatörlüğünde, "2016'dan 2017'ye Türkiye" paneli düzenlendi.

Duran, Türkiye'nin 1 yılda yaşadığı gündemi birçok ülkenin ancak 10 yılda yaşadığını belirterek, Fetullahçı Terör Örgütünün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi ve cumhurbaşkanlığı sistemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Duran, Rusya ve İsrail'le normalleşme, Fırat Kalkanı Operasyonu, İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden (AB) çıkma kararı ve ABD'deki başkanlık seçimlerinden Donald Trump'ın galibiyetle çıkmasını 2016'nın en önemli dış politika maddeleri olarak ele alınabileceğini söyledi.

Türkiye'nin 2017 perspektiflerinden de bahseden Duran, "Cumhurbaşkanlığı sistemi için siyaset konsolidasyonu gerekecektir, eğer referandum kabul edilirse 2019'a kadar bir hazırlanış sürecinden geçebiliriz." ifadesini kullandı.

- "Ülkenin en önemli sorunu" anketi

Ankara Sosyal Araştırmalar Merkezi (ANAR) Genel Müdürü Dr. İbrahim Uslu, 26 şehirde 2 bin 600 kişiyle yaptıkları ankette, "Ülkedeki en önemli sorun nedir?" sorusunu yönelttiklerini ve yüzde 60 oranında "güvenlik ve terör" cevabını aldıklarını belirtti.

Uslu, anket sonuçlarına göre katılımcıların "işsizlik ve istihdam krizini" ülkenin en önemli ikinci sorunu olarak değerlendirdiklerini aktardı.

Anketin "Güncel politikalara kanaatler" başlığında da, FETÖ sebebiyle görevden uzaklaştırılmaların kamuoyu nezdinde yüzde 80 oranında destek gördüğünü kaydeden Uslu, HDP'li bazı milletvekillerinin tutuklanmasının da yüzde 72 oranında olumlu değerlendirildiğini ifade etti.

Ayrıca Uslu, ankete ilişkin olarak şu bilgileri paylaştı:

"HDP'ye kayyum atanması yüzde 69 oranında, Rusya ile yakın ilişkiler kurulması yüzde 63 oranında, Olağanüstü Hal (OHAL) yüzde 58 oranında, AB ile ilişkilerin bozulması yüzde 53 oranında, Fırat Kalkanı Operasyonu yüzde 52 oranında, İsrail'le ilişkilerin normalleşmesi de yaklaşık yüzde 40 oranında destek görüyor."

- "Tüm terör olayları, PKK-DEAŞ çatışmasının yansıması"

SETA Güvenlik Araştırmaları Direktörü Doç. Dr. Murat Yeşiltaş da 2017'de Türkiye'yi bekleyen "güvenlik açmazları ve yeni yönelimler" konusuna değindi.

Yeşiltaş, 2017 ile ilgili değerlendirmede bulunabilmek için 2016'nın iyi şekilde analiz edilmesi gerektiğine işaret ederek, "Türkiye'nin terör örgütlerine müdahalesi terörü baskılarken ülkemize yönelik riski de artırıyor." dedi.

Türkiye'nin güvenlik açmazının oturduğu en temel düzlemde Suriye'nin yer aldığını belirten Yeşiltaş, "Ortaya çıkan bütün terör hadiseleri PKK ve DEAŞ'ın karşılıklı çatışmasının yansımasıdır. Askeri ve jeopolitik düzlemde, DEAŞ ve PKK Suriye'de alan kazanıyor ve Türkiye'ye terörün taşınmasında bu alan bir arka plan olarak kullanıldı." ifadelerini kullandı.

Yeşiltaş, PYD-PKK'nın homojen bir yapı oluşturduğunu ve Türkiye'de "yıpratma savaşı" hedeflediğini de kaydederek, "Homojenize edilmiş PKK-PYD ikilisi halk ayaklanmasına dayalı bir strateji öngörüyor." değerlendirmesinde bulundu.

Yeşiltaş, DEAŞ'ın 2016'daki saldırılarında sivil ölümlerinin 123, PKK saldırılarında ise 132 olduğunu hatırlatarak, "PKK'nın saldırı hedeflerinde Diyarbakır 1. sırada, Mardin ise 2. sırada geliyor." dedi.

Yeşiltaş, DEAŞ'ın ise İstanbul'da 3, Gaziantep'te de 2 saldırı yaptığını kaydetti.

- "Türkiye bir ekonomik kriz yaşamıyor"

Sabah Gazetesi Ankara Temsilcisi Okan Müderrisoğlu, Türkiye'nin 2011'den sonra reformcu dinamiğini yitirdiğini savunarak, "FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimi Türkiye için çok önemli bir kırılma noktasıdır. Ekonomiyi derinden etkilemiştir. Fakat aynı zamanda Türkiye'nin büyük meydan okumalarla başa çıkabilme kabiliyetini, direncini de gösterme bakımdan tarihi ve ibretlik bir yönü var." dedi.

"Türkiye bir ekonomik kriz yaşamıyor." diyen Müderrisoğlu, Türkiye'nin içerideki yapısal reform dinamiğini kaybetmiş olmasının, dışarıdan gelen şokun ve 15 Temmuz'un, Türkiye ekonomisini ciddi bir sınamayla baş başa bıraktığını söyledi.

Müderrisoğlu, Türkiye'nin en büyük güç ve kazanımının güçlü ve problemlerin farkında bir siyasal iktidarının varlığı olduğunu belirtti.

Türk halkının ekonomi ölçeğinde en takdire şayan yaptıklarından birinin sadece dövizini Türk lirasına çevirmekle kalmayıp, eldeki Türk lirası varlığını dövize çevirmemesi olduğuna dikkati çeken Müderrisoğlu, ayrıca vergi ve sigorta borçlarında yeniden yapılandırılmaya gidildiğinde ilk taksit olarak insanların 15 milyon lirayı götürüp maliye kasasına yatırdığını hatırlattı.

- "ABD kuzey Suriye'deki tek yatırımını PKK'ya yaptı"

SETA Dış Politika Araştırmaları Direktörü Ufuk Ulutaş da terörle mücadelenin Türkiye'nin en öncelikli dış politika sorunu olduğunu söyledi.

Ulutaş, dünyada hiçbir ülkenin, DEAŞ'in ne kadar karmaşık bir örgüt olduğunu yeteri kadar anlamadığına dikkati çekerek, kolaycı yaklaşımlarla DEAŞ ile mücadele edilemeyeceğini, bu sebeple Musul operasyonunun kilitlendiğini dile getirdi.

ABD'de Trump döneminin potansiyel sorun alanı olarak durduğunu vurgulayan Ulutaş, "Çünkü ABD kuzey Suriye'deki tek yatırımını PKK üzerine yaptı. Onun bir aktör olarak denklemde kalmasını isteyecek." tespitini aktardı.

Ayrıca Ulutaş, FETÖ'nün kaosun yayılmasından beslenen bir terör örgütü olduğunu, terör örgütlerinin birbirlerine alan açtığını söyledi.

"Obama'nın ikinci döneminde Türk- Amerikan ilişkilerinin dibi gördüğünü düşünüyorum." ifadesini kullanan Ulutaş, Türkiye'nin birliğine kasteden FETÖ ve PKK'nın ya doğrudan ABD'den destek gördüğünü ya da bir nevi himaye edildiklerini dile getirdi.

Bundan sonra kurulacak her ilişkinin o dipten bir seviye yukarıya gideceğine dikkati çeken Ulutaş, bu yüzden Trump döneminde Türk- Amerikan ilişkilerinde ufak bir toparlanma olabileceğine işaret etti.

Ulutaş, Trump döneminde Obama dönemine göre daha realist politikaların izlenebileceğini, müttefikleri seçmede daha realist davranılacağını ve Amerikan realizminin PKK'ya karşı Türkiye'yi destekleyebileceğini düşündüğünü kaydetti.

Sıradaki Haber