17 °c

ÖSYM acımadı!

YGS sınavına 15 dakika geç kalan adayların yeniden sınav yapılması talebi ÖSYM Yönetim Kurulunca reddedildi. Kamu Denetçiliği Kurumunun (KDK) başvuruyla ilgili yeniden sınavın mümkün olmadığı açıklamasında bulundu.

Güncel Haberi
ÖSYM acımadı!
ÖSYM acımadı!

Yükseköğretime Geçiş Sınavı'na (YGS)'ye geçiş sınavına geç kalan öğrencileri yıkan haber ÖSYM'den geldi. Sınava 15 dakika ile geç kalan adayların tekrar yeni bir sınav yapılmasına ilişkin talebini  Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK) geri çevirdi.

ÖSYM Yönetim Kurulunca, Kamu Denetçiliği Kurumunun (KDK) Yükseköğretime Geçiş Sınavı'na (YGS) yönelik tavsiye kararına ilişkin, "Sınav binasına kılavuzda ilan edilen zamanda gelmiş ve sınavla ilgili tüm kurallara riayet etmiş olan adayların herhangi bir mağduriyete uğramasına yol açmadan yeni bir sınavın yapılması mümkün değildir." değerlendirmesi yapıldı.

YGS sınavında 15 dakika mağdurlarıyala ilgili ÖSYM kararını verdi. Kamu  Denetçiliği Kurumunun tavsiye kararına ilişkin ÖSYM  Yönetim Kurulunca  değerlendirme yapıldı. ÖSYM'nin değerlendirmesinde, KDK'nın iki tavsiye kararından birinin,  "Kurumumuza başvuran …… ve 117 adayın sınav saatinden önce sınav binalarında  hazır bulunmalarına rağmen sınav binasına alınmamalarından doğan  mağduriyetlerinin (LYS'ye girmeye hak kazanan öğrenciler açısından yeni  mağduriyetlere yol açmayacak şekilde) giderilmesi" yönünde olduğu hatırlatıldı.  "KDK’ya başvuran adayların mağduriyetlerinin giderilmesinden kastın,  bu adaylara yönelik yeni bir sınav yapılması ise 117 kişi ve benzer durumdakilere  ilişkin bu tavsiyenin aşağıda açıklanan nedenlerden dolayı yerindelik ve  uygulanabilirlik ilkelerine uygun olmadığı değerlendirilmektedir." ifadesine yer  verilerek, şunlara işaret edildi:


 "Tavsiye kararına yerindelik açısından bakıldığında, 15 dakika kuralı,  yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere, sınav güvenliğinin gereği gibi  yerine getirilmesi ve sınav öncesi işlemlerin sınav başlamadan önce tamamlanması  gerekçeleriyle hukukun genel ilkelerinden olan gereklilik, elverişlilik ve  orantılılık ilkelerine uygun bir şekilde oluşturulmuş, idare tarafından tüm  araçlarla kamuoyuna ve ilgililere zamanında duyurulmuş, sınava girecek tüm  adaylara da yazılı olarak tebliğ edilmiştir.

 Geç kaldığı için sınava alınmama bir ceza olmadığı için konunun  cezalara ilişkin yargı kararlarıyla oluşmuş hukuki durum kapsamında  değerlendirilmemesi daha isabetli bir yaklaşım olacaktır. Sınava geç kalanın  alınmaması durumu, aday bakımından ancak bir ön şartın zamanında yerine  getirilmemesinin zorunlu sonucuna maruz kalma olarak değerlendirilebilir. Bu  durumda idarenin düzenleyici işlemleri nedeniyle oluşan bir mağduriyetten söz  edilemez. Tüm iş ve işlemlerin zamanlı ve disiplin içinde yerine getirilmesini  ilke edinen ÖSYM tarafından yapılan genel duyuruların yanı sıra tüm adaylara  elektronik onay sistemi ile birebir tebliğ edilen, 'süresi içinde sınav binasına  giriş yapmayan adayların sınava alınmaması kuralı', hizmetin gerekleri dikkate  alındığında bireylerin eğitim haklarına ölçüsüz müdahale edilmesi olarak kabul  edilemez."

  Her sınavda muhtemel olaylar

ÖSYM'nin değerlendirmesinde, milyonlarca adayın katıldığı sınavlarda  kusur, ihmal, tedbirsizlik, özensizlik, önem vermeme, yanlış bilme, unutkanlık  veya kendi iradesine bağlı olmayan kaza, hastalık, hava koşulları, trafik  yoğunluğu gibi nedenlerle sınava katılamayan adaylar bulunmasının, her sınavda  muhtemel olduğu anımsatıldı. Bu ve buna benzer gerekçelerle sınava geç kalan adayların sınava  alınmamasının, idare tarafından adayların temel haklardan mahrum edilmesi olarak  değil sınava özgü hizmetin gereklerinin bir sonucu olarak değerlendirilmesi  gerektiğine dikkat çekilen değerlendirmede, "Nitekim kamu idarelerine ve yargı  mercilerine yapılan hak arama başvurularında, KDK’ya yapılan başvurular da dahil  olmak üzere, belirli süreler aranmakta, bu süreler içinde yapılmayan başvuruların  işleme alınmaması, Anayasa'nın teminat altına aldığı temel haklardan yoksun  bırakılma olarak değerlendirilmemektedir." bilgisine yer verildi.

 "Kılavuzda belirlenen zamanda başvurusunu yapmayan veya yapamayan,  fotoğraf ve diğer bilgilerini zamanında güncellemeyen, başvuru yaptığı halde  ücretini ödemeyen veya ödeyemeyenlere sınava giriş belgesinin düzenlenmemesinin,  bütün bunları yapmasına rağmen sınava giriş belgesi ve geçerli kimlikleri yanında  olmadan sınav binasına gelen adayların sınav salonlarına alınmaması ile yine  kılavuzda belirlenen zamanda sınav binasına gelmeyen veya gelemeyen adayın durumu  arasında sebep ve sonuçları bakımından hiçbir fark bulunmamaktadır." vurgusu  yapılan ÖSYM'nin değerlendirmesinde, "Bunların hiç birisi adaylara verilen bir  ceza olmayıp, adayın kendi ihmal, kusur veya tedbirsizliği nedeniyle, yararlanma  kuralları şartları taşıyan herkes için aynı olan haklardan faydalanamamasıdır."  ifadelerine yer verildi.

İki sınavın birleştirilmesi söz konusu değil

  ÖSYM'nin değerlendirmesinde, şunlar kaydedildi:  "Tavsiye kararına uygulanabilirlik açısından bakıldığında, geç kaldığı  için sınava alınmayan adaylar için yeni bir sınavın yapılması halinde, yeni  sınavdan geçerli puan alan her adayın 2017 YGS sonuçlarıyla birlikte açıklanan  önceki sıralamaya dahil edilebilmesi için, aday sıralamasının tüm adaylar için  yeniden yapılması gerekecektir. 15 dakika kuralı nedeniyle sınava katılamadığını  belirten adaylara yönelik yeni bir sınav yapılması durumunda kaçınılmaz olarak  iki sınav arasında kolaylık-zorluk tartışması ortaya çıkacaktır. İki sınavın  tamamen denk kabul edilmesi ancak daha önce benzer aday kitlelerinin katıldığı  sınavlarda sorulmuş aynı güçlük ve ayırt edicilik özelliklerine sahip soruların  sorulması ile mümkündür.  Ülkemizde sınav soruları, yargı kararları sonucu kamuoyuna  açıklandığından, yeni bir sınavın daha önce denenmiş, güçlük ve ayırt edicilik  parametreleri belli sorularla yapılması mümkün değildir. Farklı aday kitlesine  güçlük ve ayırt edicilik parametreleri belirlenmemiş farklı sorularla yapılacak  olası bir sınavın test puanı ortalamaları ile sonuçları açıklanan 2017-YGS test  puanı ortalamaları aynı olmayacaktır. Bu yüzden yeni sınavın sonuçlarının diğer  adayların sonuç ve sıralamasını negatif yönde etkilemeksizin, yani 2017 YGS ile  LYS’ye girmeye hak kazanan adayları mağdur etmeden iki sınav sonucunun  birleştirilmesi teknik olarak mümkün değildir."    YGS sınavının bir baraj sınavı olma yanında, aynı zamanda bir sıralama  sınavı olduğuna işaret edilen değerlendirmede, sıralama sınavlarında, adayların  aldıkları puanlara göre başarı sıralamasına tabi tutulduğu aktarıldı.

   Herhangi bir sıralama sınavında başarı sırası hesaplanırken, önce  adayların puanlarının hesaplandığı, sonra büyükten küçüğe doğru sıralandığı ve  her adaya bulunduğu yer ile ilgili bir başarı sırası verildiği anlatılan  değerlendirmede, "Aynı doğru-yanlış sayıları ve puana sahip birden fazla aday  olması durumunda, başarı sırası bu adaylar için aynı olmakta, bir sonraki başarı  sırası aynı sıraya sahip aday sayısı atlanarak verilmeye devam edilmektedir."  denildi.

  Bu kapsamda, her adayın sıralamadaki yeri ile kendisinden yüksek puan  alanların sayısını tam olarak bilebildiğine işaret edilen değerlendirmede, şu  bilgiler paylaşıldı:  "Böylesi bir durumda yapılacak yeni bir sınavın puan ve sıralaması,  tüm adaylar için yeniden değerlendirme işlemi yapılmasını zorunlu kılacak olup  yeni sınava giren ve puanı hesaplanan her bir aday 2017 YGS sonuçları ile  birleştirildiğinde, barajı geçemeyenler de dahil olmak üzere, kendisinden düşük  puan almış tüm adayların başarı sırasının düşmesine neden olacaktır. Bu ise  başarı sırası değişecek adayların haklı itirazına neden olacak ve yeni sınavla  önceki sınavın eşdeğerliği tartışmasına yol açacaktır. Böyle bir durumda kurala  uymayan görece az sayıda adayın, kurala uyanların eğitim haklarını ölçüsüz bir  şekilde maddi ve manevi olarak olumsuz yönde etkilemesi söz konusu olacaktır. Bu  sebeple sınav binasına kılavuzda ilan edilen zamanda gelmiş ve sınavla ilgili tüm  kurallara riayet etmiş olan adayların herhangi bir mağduriyete uğramasına yol  açmadan yeni bir sınavın yapılması mümkün değildir. Diğer bir konu da olası bir  sınavda KDK’ya başvuran adaylar dışında bu saatlerde sınav binası önünde olan tüm  adayların kapsanmasıdır ki bu konuda bir kayıt tutulmadığından bu tür durumda  olan adayların tam sayısı bilinmemektedir.    Sayılan nedenlerle tavsiye kararında belirtilen '……117 adayın sınav  saatinden önce sınav binalarında hazır bulunmalarına rağmen sınav binasına  alınmamalarından doğan mağduriyetlerinin (LYS ye girmeye hak kazanan öğrenciler  açısından yeni mağduriyetlere yol açmayacak şekilde) giderilmesi'nin, açıklanan  bilimsel ve teknik nedenlerle mümkün olmayacağı değerlendirilmektedir."

  15 DAKİKA KURALI DEVAM EDECEK

 ÖSYM'nin değerlendirmesinde, KDK'nın ikinci tavsiye kararının "Sınav  saatinden 15 dakika önce sınav binası önünde hazır bulunma kuralının gözden  geçirilerek bundan sonraki sınavlarda benzer radikal kararların alınması  durumunda ölçülü ve orantılı davranılması ve yumuşak geçiş yapılarak, adayların  ve ailelerinin iletişim ve medya araçları ile yeterince bilgilendirilmeleri" ile  ilgili olduğu hatırlatıldı. Merkez tarafından yılda yapılan ortalama 40 sınavın her birinin aday  kitlesinin birbirinden farklı olduğunun ve dolayısıyla tüm kuralların her farklı  sınava başvuran adaylar için bir ilk olma özelliği taşıyabildiğinin anlatıldığı  değerlendirmede, "Bir kural ile ilk kez karşılaşan adaylar her zaman olacaktır."  denildi.

  Yıllardan beri uygulanmakta olan, istikrar kazanmış ve adayların  binaya alınmamasına veya sınavlarının iptal edilmesine yol açan cep telefonu, kol  saati gibi yasaklı eşyaları yanında bulundurma, sınava giriş belgesi olmadan  sınava alınmayı talep etme, nüfus cüzdanı ve pasaport dışında kimlik belgeleriyle  sınava girmeye çalışma gibi kural ihlalleri nedeniyle sınavı iptal edilen  adaylara her sınavda rastlandığı vurgulanan değerlendirmede, şunlar kaydedildi: "İhlalleri azaltmak için kuralların esnetilmesinin veya  kaldırılmasının faydalı olmayacağı ve çözüm üretmeyeceği değerlendirilmektedir.  Sınavlarda herhangi bir kuralın ihlal edilmemesi ideal olanıdır ancak bu pratikte  mümkün olmadığı için ihlalleri en aza indirmeye yönelik caydırıcı tedbirler  alınmalıdır. Kural ihlallerini azaltmanın en etkili yolu, kuralların ayırım  yapılmaksızın tüm adaylara aynı titizlikle uygulanması ve bu konuda hiç kimseye  veya aday gruplarına istisna tanınmamasıdır.

  Tavsiye kararında belirtilen, 15 dakika kuralından herkesin haberdar  olabilmesi için yıllara yayılmış bir yumuşak geçişin bu süreçte, ÖSYM'nin  yukarıda bahsedilen adayları ve kamuoyunu bilgilendirmelerinin yanı sıra, KDK  aracılığı ile de konunun basına geniş ölçüde yansıması sonucu, sınav binalarına  soruların cevaplanmaya başlanma saatinden en geç 15 dakika önce gelme gerekliliği  artık yeterince duyulmuş olduğu için, uygulamanın öğrenilmesi için yıllara  yayılmış bir geçişe de ihtiyacın kalmadığı değerlendirilmektedir. "

Sıradaki Haber