17 °c

Star Gazetesi Necip Fazıl Ödülleri Töreni

İSTANBUL (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Üstat, her şeyden önce en zor zamanda şanlı bir geçmişin, daha da önemlisi bir medeniyet tasavvurunun çiğnenmesine tek başına karşı çıkmış gerçek bir cengaverdir" dedi. Star Gazetesi Necip Fazıl Ödülleri Töreni'nde Erdoğan, Yunus Emre, Fuzuli, Nedim, Mehmet Akif Ersoy ve Necip Fazıl Kısakürek'i sadece şair olarak...

Güncel Haberi
Star Gazetesi Necip Fazıl Ödülleri Töreni
Star Gazetesi Necip Fazıl Ödülleri Töreni

İSTANBUL (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Üstat, her şeyden önce en zor zamanda şanlı bir geçmişin, daha da önemlisi bir medeniyet tasavvurunun çiğnenmesine tek başına karşı çıkmış gerçek bir cengaverdir" dedi. 

Star Gazetesi Necip Fazıl Ödülleri Töreni'nde Erdoğan, Yunus Emre, Fuzuli, Nedim, Mehmet Akif Ersoy ve Necip Fazıl Kısakürek'i sadece şair olarak görmenin büyük yanlış olduğunu, şairlerin birer söz ustası olduğu kadar aynı zamanda sahip oldukları medeniyet tasavvuruyla ve eserleriyle Anadolu topraklarının özü, kökü ve ruhu olduğunu anlattı.

Kısakürek'in farklı bir insan olduğunu kaydeden Erdoğan, "Kendisiyle teşriki mesai yapma, yol yürüme şerefine nail olduğum üstat Necip Fazıl, işte bu geleneğin yakın tarihimizdeki en önemli temsilcilerinden biridir. Bir jübilesinde takdimini yapacak kişiyi tespit ederken, bizi dinlediğinde görevi fakire yüklediği zaman, kendisiyle dertleştiğim anı unutmam mümkün değildi ve o jübilesi hakikaten çok yakından tanışma imkanını, fırsatını o zamanlar bana vermişti" diye konuştu.

Onun mücadele ve cesaretini kelimelere dökmenin zor olduğunu ifade eden, Recep Tayyip Erdoğan, şunları kaydetti:

"Üstat, her şeyden önce en zor zamanda şanlı bir geçmişin, daha da önemlisi bir medeniyet tasavvurunun çiğnenmesine tek başına karşı çıkmış gerçek bir cengaverdir. O, tanzimat sonrasında sahip olduğumuz fenninden ziyade kültürüyle Batı'ya bilinçsiz, körü körüne yönelişlerin karşısında kale gibi duran, kök ve cevherin müdafasını yapan bir şahsiyettir. Türkiye'deki düşünce ortamının kendi ifadesiyle ilim ve fikir yoksunu çapulcuların egemenliği altına girişinden duyduğu rahatsızlığı çetin bir mücadeleye dönüştürmüştür. Onun sadece belli düşüncelere, belli ideolojilere hayat hakkı tanındığı bir dönemde sesini yükseltmesi, 'ben de varım' demesi nasıl bir sağlam yürek taşıdığının en açık göstergesidir. Necip Fazıl, ihtilal içinde bir ihtilal, bir direniş olarak ortaya çıkar. 'Ben söylemezsem kimse söylemez, ben yazmazsam kimse yazmaz, ben yapmazsam kimse yapmaz' düşüncesiyle edebiyatın, kültürün, sanatın her alanında eserler vermiştir. Üstat onuru, saygıyı, güzeli ve estetiği sadece dışarıda arayanlara vatan coğrafyasını tohum halinde bir çekirdek olarak gördüğü Anadolu'yu ve tarihimizi işaret etmiştir. Onun oyunları, tiyatro eserleri medeniyetin, tarihin, bu milleti var kılan değerlerin savunulduğu bir mücadele arenasıdır. Üstadın tabiriyle Allah ve ahlak demenin yasak olduğu yıllarda, kendini iman ve İslam atlasıyla bir nevi ilmihal, çöle inen nurla siyer yazmak zorunda hissetmiştir. Onun kavgası, makbul olmanın, değer verilmenin, kabul görmenin kendi milletinin değerlerini yok saymaktan tahkir etmekten geçtiğini sananlarlaydı."

Erdoğan, "bir nesil için adeta fikir dokuma tezgahı olan" Büyük Doğu dergisinin 15 kez kapatıldığını ifade ederek, "Necip Fazıl bir çile şairidir. Fikir çilesi, dava çilesi çeken bir modern zaman dervişidir aynı zamanda. O kalabalıklar içinde yalnızdır. Hani diyor ya 'Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak' Mesele bu..." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bir gün Abdülhakim Arvasi hazretlerine şöyle sorar, 'İmamı Gazali'nin buhranı mı daha büyüktü benimki mi?' Cevap kısa ve nettir; 'Seninki...' Bu asla bir kibirlenme, böbürlenme değildir, bilakis çekilen fikir çilesinin gönül sancısının büyüklüğünün ifadesidir. Onun hayatı hiçbir zaman dikensiz bir gül bahçesi olmadı. Ömrü boyunca fikir Mehmetçikleri yetiştirmek için çalıştı, ter döktü, mücadele etti. Her zaman basit olanın kolaycılığına karşı ulvi olanın zorluğunu, rahata ve konfora karşı meşakkati ve çileyi seçti" diye konuştu. 

Kısakürek'in 8 kez hapse girdiğini de belirten Erdoğan, "Rasim Özdenören ağabeyimizin ifadesiyle o bu dünyaya adeta bir kefalet ödemek için gelmiş, boynunda taşıdığı mahkumiyet kararıyla bu dünyaya gözlerini yumarken de bu dünyadan alacaklı göçmüştür. Ne diyor Üstat, 'Bir namazım bir duan bir de eski seccadem. Hepsi hepsi bu kadar işte benim sermayem' " dedi. 

Sezai Karakoç'un Necip Fazıl için yazdığı "Evet, bir kahraman düştü toprağa. Bir kez daha bin kez daha yeşerip boy atacak bir tohum olarak" dizelerini seslendiren Erdoğan, konuşmasını şöyle tamamladı:

"Evet, Necip Fazıl'ın kitapları, yazıları, şiirleri kadar hayatı da bir eserdir. Hepimizin bilhassa da gençlerimizin üstadı tekrar tekrar okumaya anlamaya, onu idrak etmeye ihtiyacı var. Onu elbette tabulaştırmadan ve putlaştırmadan ama hatırasına gerekli hürmeti göstererek ağabeyimiz, yol arkadaşımız olduğunu unutmayarak kendisini anlamaya çalışmalıyız. Zira onun eserleri ve mücadelesi bizim olduğu kadar gençlerimizin ve gelecek nesillerin de yolunu aydınlatacak kıymettedir, güçtedir. Şunu asla unutmayalım; Üstat Türkiye eksenli düşüncenin Türkiye merkezli ideal siyaset tasavvurunun yılmaz savunucusu olmuştur. Yaşadığı dönemde şahit olduğu değişimler, muzdarip olduğu hayal kırıklıkları onu bu arayışından asla vazgeçirmemiştir. Necip Fazıl'ı sadece retoriğe boğmak, onun bu arayışına sırt çevirmektir. Gelenekten kopmadan geleceği inşa görevi bizim ve buradaki kıymetli münevverlerimizin, mütefekkirlerimizin en başta gelen sorumluluğudur. Ben bu tür programları işte bu yönde atılmış çok önemli, çok kıymetli adımlar olarak görüyorum. Bir kez daha Necip Fazıl Kısakürek ödüllerini alan edebiyat, sanat, ilim insanlarımızı gönülden tebrik ediyorum. Star Medya Grubu'nu bu güzel organizasyonu için kutluyorum. "

(Bitti)

Sıradaki Haber