25 °c

KURBAN

04 Eylül 2017 Pazartesi

Kurban Bayramı ve 30 Ağustos Zafer Bayramı neredeyse bir araya gelince, Kurtuluş Savaşı’nda verdiğimiz şehitler aklıma geldi. Türk Milleti’nin kurtuluşu ve özgürlüğüne kavuşması için canını ortaya koyanlar aklıma geldi.

Halen de sınırda ve sınır ötesinde Türkiye’nin özgürlüğü için şehadeti göze alanlar geldi. Artık sıradanlaştı şehit haberleri. Ama bağrına taş basan anaların duyulmayan feryatları hiç dinmiyor, bilesiniz. Özgürlük için, demokrasi için tankların önünde dimdik durdu bu millet geçen sene 15 Temmuz’da. Üzerlerine ateş açan F16’lara ellerindeki levyeyi atarak cesaretini gösterdi. Şehit oldular bir bir gözlerini kırpmadan...

 

* * *

Her bir şehidimizin ardından yürekli analarımız gibi bağrımıza taş bastık ağlamamak için kendimizi zor tuttuk. Ama yaşadığımız ağır travmaları bile çok çabuk unutuyoruz. Mesela birkaç hafta önce tüm Türkiye’yi gözyaşına boğan bir olayı yaşadık. Hem de avaz avaz bağırarak, gözyaşlarının sel olduğuna aldırmayarak...

Çünkü o daha 15’indeydi. Hayatının baharındaydı. Yaşıtlarının oyun oynadığı yaştaydı. Ama onun Karadeniz’in hırçın dalgalarıyla yoğrulmuş yüreği cesaret doluydu. Verilen şehitlere, izlediği, duyduğu hainliklere isyanı vardı. Göz yumamazdı haksızlığa, özgürlüğüne dikilecek gözü çıkarırdı gözünü kırpmadan. Ve öyle de yaptı...

“Burası Türkiye, burası Karadeniz, burada terörist olmaz, barınamaz, barındırmayız. Gelin, o hainleri size göstereyim” dedi Mehmetçik’e... Ama o hainler, üzerlerine gelen askerlerimize saldırdı ve daha 15’indeki bu yiğit Karadeniz delikanlısı Eren’i şehit ettiler.

Ama kocaman yürekli Eren’i, şahadet şerbeti içmek korkutur muydu? Tabii ki, asla... Çünkü o kararlıydı ve şehit olmadan iki ay önce sosyal medya hesabından da bu kararlılığını paylaşmıştı. Sanki olacakları biliyormuşcasına, “Biri de çıkıp demiyor ki, Eren iyi ki varsın” paylaşımında bulunmuştu.

Trabzon’un Maçka İlçesi kırsalında güvenlik güçleri ile bir grup terörist arasında çıkan çatışmada ağır yaralanıp iki gün sonra da şehit düşen Eren Bülbül’ün bu son dileğine, tüm Türkiye yanıt verdi.

#ErenİyikiVarsın başlığı, Eren Bülbül’ün şehit olduğu gün twitter’da TT oldu. Türkiye, 15 yaşındaki bu yürekli Karadeniz delikanlısının yasını tuttu o gün, teröristlere de bir kez daha “Türkiye’yi bölemeyeceksiniz” mesajını verdi.

Hatırlıyor muyuz, bu satırları okuyunca aklınıza geldi değil mi?

 

* * *

Kurban deyince, medya dünyamızdan hainlere ve alçaklara verdiğimiz kurbanlar da aklıma geldi. Özellikle de 20 yıldan fazla hizmet verdiğim Bâb-ı Âli’nin amiral gemisi Hürriyet’in efsane genel yayın yönetmeni Çetin Emeç, Gazete Gazetesi’nin yine efsanelerinden Kamil Başaran, magazin şehidi Sami Başaran hemencecik aklıma gelenler.

Onlar, gazeteciliği hakkıyla yaptıkları için birilerinin hain emellerine alet olmadıkları ve engelledikleri için şehit oldular.

O yüzden de hafızalardan silinmiyorlar.

Ama sadece birileri hatırlatınca aklımıza geliveriyorlar…

 

* * *

Son günlerde yaşanan iki büyük olayı da kısa bir süre sonra unutacağız, merak etmeyin.

Ne aklımızda Murat Başoğlu’nun öz yeğeniyle aşk yaşaması kalacak ne de Vatan Şaşmaz’ın cinayete kurban gittiği… Ne de bu olayların ardından yaşanan tartışmalar…

Bu yüzden geçmişe değil, geleceğe bakmak lazım… Eski defterleri kapatıp yeni ve beyaz sayfalar açmak lazım…

Ben bir süredir öyle yapıyorum…

Canımı sıkan birçok konuyu ve kişiyi defterimden silmeye gayret ediyorum.

Sadece sildiğim yerlerde hayal meyal izleri kalıyor.

Tavsiyem siz de öyle yapın!

 

Mutlu günler ve bayramlar hepimizin olsun…

 

Kalın sağlıcakla…